728x90 AdSpace

İÇERİKLER
8 Temmuz 2014 Salı

İş Dünyasında Aşk

Şirketler açısından bir süper ligden bahsedilecekse Fortune Küresel 500 ile Interbrand Küresel Markalar listesi esas alınabilir. Bu listelerde yer alan şirketlere bakınca ortak noktaları açısından dikkatimi çeken şeyi tek kelimeyle tarif etmek mümkün: AŞK. 



Küresel rekabet oyununda kendi sektörlerinde lider olanlar, birkaç istisna hariç, tek bir işe/ürüne aşık olan şirketler. 
Bu şirketler genellikle uzun dönemi kapsayacak şekilde tek bir alanda faaliyet gösteriyorlar. O ürüne odaklanmalarının karşılığı olarak hem ürünle, hem pazar ve rekabetle, hem de organizasyonla ilgili muhteşem uzmanlıklar kazanıyorlar. Sonuç olarak da küresel ligde liderliğin tadını çıkarıyorlar.

Bu noktada dönüp Türkiye’deki şirketlere bakıldığındaysa durum dramatik şekilde farklılaşıyor. Örneğin, ilk olarak Türkiye iş sistemini domine eden holdinglere göz atarsak, bu gibi bir odaklanmanın neredeyse istisna olduğunu, aşka dair önemli yanılgılar taşıdıklarını görebiliriz.

Bana göre ilk yanılgı, Türkiye’nin hâlâ geçmişte kapalı bir ekonomi olmasına bağlı kalarak önemli pazar fırsatları sunmasından kaynaklanıyor.
Ancak holdingler açısından cazip iş kurma alanlarına sebep olan bu fırsatların, orta-uzun dönemde küresel şirketleri de cezbedeceğini öngörmek zor değil.

Şimdilik (özellikle hızlı tüketim, tüketici elektroniği ve ev gereçlerini kapsayan) perakende sektöründe bazı küresel oyuncular yerel oyunculara ilk raundu vermiş görünüyor. Fakat milli gelirde beklenen yükselme eğilimi sonrasında değişmesi öngörülen mevcut fiyat odaklı tüketici eğilimleri, bilhassa ortalama tüketicinin mevcut gündeminde çok yer almayan hizmet kalitesi ve satış sonrası hizmetler gibi, yerli şirketler açısından çetrefil konulara kaydığında, yerli şirketlerin maliyet odaklı kabiliyetleri tek başına bir anlam ifade etmemeye başlayacak.

Küresel şirketlerin bazı sektörlerde Türkiye pazarında başarıyı yakalayamamış olması başka bir yazının konusu.
Fakat bu durumu, yerel aktörlerin hammadde ve düşük seviyede tutmak istedikleri işçilik ücretleri dışında kalan kalemleri “gerekli değil” kategorisine yerleştirme yoluyla düşük maliyetli ürünlerle rekabet etme stratejilerine bağlamak mümkün. Ama tüketicilerin mal ya da hizmet pazarında “mükemmel bir ürün” yönüne kayacak eğilimleri, tek bir işe/ürüne odaklanma sorunu yaşayan birçok yerli şirketi zorda bırakacak gibi görünüyor.

Yerel firmaların ikinci ve daha önemli yanılgısıysa, müşterilerinin memnuniyet düzeylerini ölç(e)memelerinden kaynaklanıyor.
Fırsatlara dayalı olarak yeni iş kollarına giren sermaye grupları, ilgili sektör olgunlaşıncaya kadar üretim ve satışlarını artırmaya odaklanıyor. Ama maalesef müşterilerle iletişime geçip onların memnuniyetlerini belirlemekten uzak durarak aynada kendilerine bakma fırsatını kaçırıyorlar. Oysa sektörde pazar fırsatları daralıp yabancı aktörlerin de girişiyle gerçek rekabet koşullarına ulaşıldığında, müşterinin gerçekte ne düşündüğü açığa çıkmış olacak. Bana kalırsa, yerli markalar müşterilerinin ürünlerinden çok memnun olduklarını düşünüyor, hatta iddia bile ediyor olabilirler. Oysa küresel şirket tipolojilerine benzer şekilde –ama genellikle yerel kalmış şirketlerde rastladığımız “ürününe aşık işletme örneğinin” özellikle yabancı şirketler eliyle ulusal pazarda da geçerli hale geldiğini düşündüğümüzde- “aşk” tarifinin yeniden yapılması gerekecek.

Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz…

Kaynak: HBr Türkiye
Yazar: Mustafa Kurt
  • Blog Yorumları
  • Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Item Reviewed: İş Dünyasında Aşk Rating: 5 Reviewed By: KRC Yönetim