728x90 AdSpace

İÇERİKLER
2 Mart 2015 Pazartesi

CEO mu CFO mu?

Hazırlanan her iş planı gerçek durum ile karşılaşıldığında geçersizleşecek. Gerçek her zaman farklıdır ve hiçbir zaman planlandığı gibi olmaz.

-    Jeff Bezos


Yurt içi ve yurt dışında geçerli genel senaryo şudur: Dünyada ve/veya ülkede bir ekonomik kriz varsa, mali işlerden biri (CFO) hemen genel müdür yapılır. Büyüme gerçekleşirken satış veya pazarlama kökenliler, yatırımlar ön plandayken de teknik gruptan birileri genel müdür yapılır. Ekonomik krizde en iyi tepkileri mali altyapısı olanlar verecektir. Bağlantıda bulunulan finansal kurumlar da buna bayılacak ve kesinlikle mevcut kredi hatlarını açık tutacaklardır.

Acaba yukarıdaki paragrafta yer alan söylemler ne kadar doğru? Her ne kadar uygulamada karar verici grup kabul edilen hissedar ve/veya yönetim kurullarının mali kriz anındaki ilk tepkileri bu olmasa da, kriz süreci uzadıkça CEO’nun değişmesi konusunda güçlü fikirler de ortada gezinmeye başlıyor. Bu aşamada şirketlerin büyümesini sağlayacak bir CEO’dansa, finansal öncelikleri göz önünde bulunduran bir CEO ön plan çıkıyor.

Kriz dönemlerindeki bir diğer uygulamaysa CFO’nun doğrudan yönetim kuruluna raporlamaya başlaması. Her ne kadar bu şirketlerde çift başlılık yaratsa da, kriz dönemlerinde CEO’lar bunu kabul etmek zorunda kalıyor. Fakat krizden sonra, CFO pozisyonunun tekrar CEO’ya bağlanabilmesi için genellikle CFO’nun değişmesi gerekiyor.

Finansal krizde alınan tedbirler genelde şirketleri her açıdan ama en çok da maliyet ve harcama kalemleri bazında oldukça kısıtladığı için firmaların tekrar sağlıklı büyüme kulvarına girmesi oldukça zor oluyor ve ciddi bir zaman ve ilave yeni kaynak gerektiriyor. 

 Kriz döneminde genelde Ar-Ge, üretim, geliştirme, kalite gibi departmanlardan birçok yetenekli insan kaybedildiği için bu kişileri tekrar bulmak ve onları uyum içinde çalışabilecekleri bir kulvara yeniden yönlendirmek oldukça fazla zaman alıyor. Yönetim kurullarının kriz esnasında çok hızlı tepki vermekten daha çok, detaylı düşünerek karar almaları çok önemli. Belki de kriz boyunca, fırsat maliyeti olarak adlandırılabilecek ve ölçülmesi neredeyse imkansız durumlarla karşı karşıya kalınacak; kriz öncesinde önünde olduğunuz rakipleriniz, krizi avantaja çevirip önünüze geçmiş olacak. Sert kriz tedbirleri, şirketleri kriz sonrasında tekrar büyüme rotasına sokmak için çok uzun bir zaman ve yeni yatırımlar gerektirecek.

Kurumsal yapıtaşlarını doğru tasarlamayan aile şirketlerinde ve az ortaklı şirketlerde bu gibi ikilemler ve ani kararlar, satrançtaki meşhur “yapılan hamlenin 3 – 4 adım sonrasını görme” tekniğinden oldukça uzakta kalıyor.

Alınan her türlü ani karar, aslında uzun vadeli etkileri düşünülmeden alınıyor ve şirkete çok ciddi bir fırsat maliyeti de yaratmıyor. Bu gibi detaylı düşüncelere kriz döneminde vakit ayrılamadığından, krizde alınan ani kararlar firmaların kriz geride kaldıktan sonra bile toparlanmasını güçleştiriyor.

Girişimcilik anlamında en güzel örneklerden olan Amazon’un kurucusu Jeff Bezos'un söylediği “Hazırlanan her iş planı gerçek durum ile karşılaşıldığında geçersizleşecek. Gerçek her zaman farklıdır ve hiçbir zaman planlandığı gibi olmaz” sözü aslında kriz zamanları düşünüldüğünde, ne kadar uç noktalarda düşünmemiz gerektiğini ortaya koyuyor.

Hiçbir şirket kriz zamanında ani kararlar alıp, kendisine fırsat maliyetleri yaratmamalı; önceden çalışılmış ve hazırlanmış bir kriz planı çerçevesinde hareket etmeli.

Tavsiye edilen diğer bir çözüm de, kriz dönemlerinde kullanmak üzere bir kaynak tutulması ve “kriz kaynak planlaması” yapılması. Sonuçta özellikle son yıllarda 2-3 senede bir görülen ülke ve/veya dünya çapında krizlerin sürekli olması ihtimali yüksek. FED’in aldığı, hatta alabileceği kararlar sebebiyle spekülatif krizlerin bile yaratılabildiği bir ortamdayız. Müşterilerinizden birinin ülkesinde her an siyasi veya ekonomik bir kriz çıkabilir ve bu ülke satışlarınız bakımından önemli bir ülkeyse, siz de krizdesiniz demektir. Bunlara hazırlıklı olmak gerek. Artık gelinen büyüklükler itibariyle, durumu “anlık kararlarla” yönetmek mümkün olmayacak. Bunları unutmayın ve “krize planlı girin.”

Yazar: Metin Pişkinoğlu
Kaynak: HBR Türkiye
  • Blog Yorumları
  • Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Item Reviewed: CEO mu CFO mu? Rating: 5 Reviewed By: KRC Yönetim