728x90 AdSpace

İÇERİKLER
12 Mart 2016 Cumartesi

Karar vermeye Karar vermek

Yüksek riskli, stratejik bahisler oynayan yöneticiler için bir takım çantası. 

Üst düzey yöneticiler zor kararları doğru şekilde vermeleri için para alıyor. Pek çok şey bu kararların sonuçlarına bağlı ve yöneticiler, haklı olarak, genel başarı oranları üzerinden değerlendiriliyorlar. Elbette risk faktörünü stratejik karar alma süreçlerinden ayırmak mümkün değil. Ama yöneticiler ve şirketler için dolambaçsız, net ama basit olmayan bir değişiklikle, başarı şansını önemli oranda artırmanın mümkün olduğuna inanıyoruz: Karar-destek araçlarından oluşan alet çantasını genişletmek ve hangi kararlar için hangi araçların en iyi sonuç verdiğini anlamak.

Şirketlerin çoğu, son derece karmaşık ve belirsiz bağlamlarla karşılaştıklarında dahi, indirgenmiş nakit akışı analizi ya da basit bir kantitatif senaryo testine bel bağlıyor. Bu duruma, danışmanlık yaparken ya da yöneticilere verdiğimiz eğitimlerde sık sık rastlıyoruz, araştırma sonuçları da bu izlenimimizi doğruluyor. Yanlış anlamayın: İşletme okullarında öğrendiğimiz bu geleneksel araçlar istikrarlı bir ortamda, iyi anlaşılmış bir işletme modelinde ve sağlam bilgiye erişiminiz olduğu bir durumda son derece yararlı olacaktır. Fakat bilmediğiniz bir zeminde hareket ediyorsanız; yani hızla değişen bir sektördeyseniz, yeni bir ürün piyasaya sürüyorsanız ya da yeni bir iş modeline geçiş yapıyorsanız, bu araçlar çok daha az kullanışlı olur. Bu durum, geleneksel araçların, karar vericilerin güvenilir ve tam bilgiye sahip olduklarını varsaymasından kaynaklanır. Ancak geride bıraktığımız 20 yılda, birlikte çalıştığımız liderlerin tümü, kesin olmayan ve yetersiz bilgilere dayanarak verilen yargılarla alınan kararların sayısının her geçen gün arttığını belirtiyorlar.

Burada yöneticilerin karşı karşıya olduğu sorun, uygun araçların yokluğu değil. Yüksek oranda belirsizlik arz eden durumlar için kullanılabilecek çok çeşitli araçlar mevcut; vaka temelli karar analizi, kalitatif senaryo analizi, bilgi piyasaları gibi. Ancak hangi aracın ya da araçların hangi durumlarda kullanılması gerektiğine dair açık bir kılavuz yokken, bu çeşitliliğin kendisi de işleri içinden çıkılamaz hale getirebiliyor. Böyle bir kılavuzun yokluğunda, karar vericiler, kendilerini çıkarma ya da batırma ihtimali olan kararlarına bir mantık ve yapı uygulamaya çalışırken, dürüst ama yanlış bir şekilde, yalnızca en iyi bildikleri araçları kullanmaya devam ediyorlar.

Bu makalenin ilk yarısında, üç etkeni temel alarak, karar verme araçlarıyla, verilmesi gereken kararları eşleştiren bir model tanımlıyoruz: Başarıyı belirleyecek değişkenleri ne kadar anlıyorsunuz, muhtemel sonuçlar yelpazesini ne kadar iyi öngörülebiliyorsunuz ve gerekli bilgi merkezde ne ölçüde toplanıyor? Çoklu analojileri temel alan vaka temelli karar analizinin ve kalitatif senaryo analizinin belirsizlik koşullarında daha sık bir şekilde kullanılması gerektiğini güçlü bir şekilde ifade ediyoruz.

Önerdiğimiz model kaçınılmaz olarak, bazı önemli hakikatleri ortaya çıkarmak için son derece karmaşık bir gerçekliği basite indirgiyor. Modeller zaten bu işe yarar. Makalenin ikinci yarısında; çoğu yöneticinin karşı karşıya olduğu belirsizliği hafife alması, kurumsal protokollerin karar verme süreçlerini aksatması, yöneticilerin bir kararı analiz etmek için ne zaman çoklu araçlar kullanılması gerektiğini ya da bir kararın hangi durumlarda daha iyi tasarlanabileceği ileri bir tarihe ertelenmesi gerektiğini çok iyi bilmemeleri gibi; en sık görülen karmaşıklıklardan bazılarını inceliyoruz.

Yazar: Carmina Clarke, Dan Lovallo, Hugh Courtney
  • Blog Yorumları
  • Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Item Reviewed: Karar vermeye Karar vermek Rating: 5 Reviewed By: KRC Yönetim