728x90 AdSpace

İÇERİKLER
5 Mayıs 2016 Perşembe

Bore Out Sendromu



Ofiste boş boş oturmak… Gün içinde yapacak hemen hemen hiçbir iş bulamamak… Birkaç basit görevle bir haftayı tamamlamak… Sizde ofiste yapacak iş bulamadığınızdan canı sıkılanlar arasındaysanız BORE OUT sendromuyla karşı karşıya demeksiniz demektir…


Ofiste canı sıkılanlar


Bir tarafta işsizler ordusu, bir tarafta işin yoğunluğundan yakınanlar, bir tarafta da işyerinde boş boş oturup yapacak iş bulamadığından canı sıkılanlar, yani bore out olanlar. Sıkılmalarının sebebi, iş olmaması, kişinin kalifikasyonlarının altında bir işte çalışıyor olması veya işin monotonluğu.

Aşırı iş yükü, hedef baskısı kişide tükenmişlik sendromuna (burn out) ve birçok psikolojik, fiziksel hastalığa sebep oluyor. Burn out’un tam zıttında ise hızla büyüyen başka bir sendrom var ki o da bore out sendromu, yani yapacak iş bulamadıklarından işyerinde canı sıkılanlar. Bu kadar işsiz varken, ya da biz bu kadar yoğun çalışırken işyerinde boş boş oturup, maaş alanlar mı var diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Ama evet varlar, hem de çok.

Yapacak işleri olmamasının en büyük sebebleri yanlış kadro planlaması ve o görev için fazla kalifiye olmak. Bu kişiler hiç de düşündüğünüz gibi “aman ne güzel bir iş yapmıyorum, maaşımı da alıyorum” demiyor, çünkü bu durum gerçekten canlarını sıkıyor ve köreldiklerini hissediyorlar.

Ha bir de hiç bir işi olmayan, gerçek anlamda hiç bir şey yapmayıp, sizin birkaç katınız maaş alanlar var ki, onların sıkılmak gibi bir derdi de yok zaten, yıllardır çalıştıkları kurumdan ayrıldıklarında hiç bir yerde iş bulamayacaklarını bilirler. Ama konumuz onlar değil.

Tabu olarak kabul ediliyor

Bore out terimini ilk ortaya atanlar, iki İsveçli danışman Peter Werder ve Phillippe Rothlin oldu. Terimi ilk kez 2007’de Diagnose Bore Out kitabında ortaya attılar ve bore out’u işinden sıkılmanın sebep olduğu psikolojik bir problem olarak tanımladılar.

Jurnal du Net’te yayınlanan bir makalede bir iş sağlığı profesörü bore out’un hafife alınmaması gerektiğini, çünkü çalışma hayatından uzun süreli sıkılmanın depresyona, anksiyete, uykusuzluğa, kalp ve damar hastalıklarına sebep olduğunu söylüyor.

Bore out günümüzde çok yaygın ama bir tabu olarak kabul edildiği için insanlar itiraf etmekte zorlanıyor.

Uluslararası psikoloji dergisi Reveu’de yer alan araştırmalarında Christian Bourion ve Stéphane Trebucq, batılı ülkelerde üç çalışandan birini etkileyebilecek bir hastalık olduğunu söylüyorlar. Bir başka iş doktoru Philippe-Georges Dabon da “Elimde bir rakam yok ama karşıma bir burn out vakası geliyorsa bir de bore out geliyor” diyor. Aynı doktor neden yaygın olduğu halde kimse bahsetmiyor sorusunu şöyle cevaplıyor, “Çünkü bu kadar işsizliğin olduğu ve verimliliğin bu kadar kült olduğu ortamda işyerinde o kadar sıkılıyorum ki hastayım demek kolay değil” diyor. Ne de olsa ‘burn out’ oldum demek daha itibarlı.

Kamuda ve iyi diplomalı kişilerde çok yaygın

Bore out her grup çalışanda görülebiliyor ama kimilerinde daha yaygın. Örneğin memurlarda çok görülüyor. Çoğu yeteneklerinin altında işler için istihdam edildiklerini düşünüyorlar. Gerçekten de bazı bölümlerde o kadar çok ihtiyaçtan fazla personel var ki yapacak iş yok zaten.

Çok değer verilmeyen işlerde, birbirinden kopuk, aynı işleri yapan monoton ve geleceği belirli olmayan işlerde çalışanlarda da daha sık görülüyor.


İş yöneticide bitiyor

Bazı çalışanların boş boş oturması ve istese de yapacak iş bulamaması daha çok organizasyonun yöneticilerinden ve yönetim kültüründen kaynaklanıyor. HILL International Türkiye Ülke Müdürü Hazar Candan Wilson, “Bazı organizasyonlarda kişilerin üretkenliği ve performansı çok önemlidir. Herkesin iş sonuçları takip altındadır. Yöneticiler düzenli olarak delegasyon yapar ve kişileri görevlendirirler. Verdikleri görevlerin de yerine getirilmesini takip ederler. Bazı yöneticiler ise etkin bir görev dağılımı ve delegasyon yerine işin çoğunu kendileri üstlenirler. Oysa yöneticinin işi kendisi yapmak yerine ekibine iş yaptırıyor olması, iş sonuçlarında ekibin katkısına olanak ve alan tanıması gerekir. Bireysel performansın ölçülmediği bir organizasyonda birileri çok çalışıp sürekli üretirken, birileri de çok daha az çalışarak yıllar geçirebilir” diyor.

Yaratıcı meslekler daha şanslı

Şirket ne kadar büyükse bore out vakaları o kadar artıyor. Küçük şirketlerde herkes her işe el attığı için daha az görülüyor.

Bore out’a düşme olasılığı en az olan işler ise zannatkarlar, yaratıcı meslekler, yöneticiler veya serbest mesleklerde çalışanlar. Çünkü bu mesleklerde yapılan işlerin sonucu hemen görülüyor.


Bore Out ile MÜCADELE

Burada en önemli iş şirket yönetimine ve İK’ya düşüyor. İşlerin yeniden tanımlanması, işe alımların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Ve de insanlara işe yaradıkları hissettirilmeli, şirketler en iyi diplomalı kişiyi işe almak için yarışmayı bırakmalı, çünkü bir pozisyona gereğinden fazla kalifiye birisini almak o kişiyi sıkacaktır.

Hazar Candan Wilson, “İşimizi sıkıcı ve monoton buluyorsak, kesinlikle yeni fırsatlar kovalayıp, işimizi veya şirket içerisindeki pozisyonumuzu değiştirmeliyiz. Bu mümkün değilse, işimizin sıkıcı olmayan yönlerini bulup, onlara odaklanabilir veya bu işi nasıl daha farklı yapabileceğimizi araştırabiliriz. Bir diğer neden ise, organizasyonun iş bölümü noktasında etkin ve kişilerin potansiyellerine uygun bir görev dağılımı yapamamasıdır. Bu durum söz konusu olduğunda, kişiler yapacak iş bulamayabilir veya yapabileceklerinden çok azını yaparak, tam potansiyellerini gerçekleştiremezler” diyor.

Özetle eğer bore out yaşıyorsanız sorunu yüksek sesle dile getirin, iş arkadaşlarınıza, İK’ya yöneticilerinize anlatın. Size başka görev verebilirler, terfi ettirebilirler. Ayrıca bir kariyer danışmanından da destek alınabilir.

Kaynak: Burcu Özçelik Sözer’in yazısından alıntıdır…

  • Blog Yorumları
  • Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Item Reviewed: Bore Out Sendromu Rating: 5 Reviewed By: krc yönetim