728x90 AdSpace

İÇERİKLER
2 Haziran 2016 Perşembe

Kariyer Yönlendirmesi

 

Bu gezegende yaşayan herkes gibi sizin de bir haftada harcayabileceğiniz saat sayısı 168’le sınırlı. Dolayısıyla size en yüksek öznel tatmini sağlayabilecek nesnel hedeflere stratejik bir şekilde zaman ayırmanız çok önemli.



Peki, sizi ne tatmin eder? Bu sorunun cevabı, aynı yerde, hatta aynı pozisyonda çalışan kişiler için bile değişiklik gösterir.


Eğer kendiniz ya da çalışanlarınız için bu sorunun cevabını arıyorsanız, eski Brigham Young University İşletme profesörü C. Brooklyn Derr’in Managing the New Careerists isimli kitabı size faydalı bir bakış açısı sunabilir.

Kitabın 25 yılı aşkın zaman önce çıktığını düşündüğünüzde kariyer yolculuğunun artık o kadar da yeni bir kavram olmadığı sonucuna varabilirsiniz. Fakat Derr bu kitabıyla hızla değişen iş dünyasına ilginç ve tarihsel bir bakış açısı getirmekle kalmıyor, evrimi çok daha yavaş olan insan doğasının iç yüzünü de gözler önüne seriyor. Derr hayat şartlarına bağlı olarak zamanla değişebilen beş “kariyer yönlendirmesini” ana hatlarıyla şu şekilde ortaya koyuyor:

Öne geçmek

Dikey hareketlilikle motive olan çalışanlar terfi edilmeye, zam almaya, ortaklık kurmaya ve nüfuzunu arttırmaya odaklıdır. Rekabeti seven bu kişiler söz konusu ödülleri elde edebilmek için ofis politikalarına saatler harcayabilir. Amerika’da geçerli olan kariyer modeli budur. Yani eğer öne geçmek istiyorsanız patronunuza, iş arkadaşlarınıza ve ailenize kolaylıkla derdinizi anlatabilirsiniz. Üstelik bu öncelik, kariyerinin ilk basamaklarında olan hemen herkes için geçerlidir. İnsanlar genellikle otuz yaş civarında yeni kariyer yolları keşfetmeye başlar.

Kendini güvenceye almak

Düzenli ve öngörülebilir bir iş ortamı isteyen kişiler diğerleriyle uyumlu olmaya ve grup içi kuralları desteklemeye heveslidir. Riskten uzak dururlar ve ilerlemeden çok, kontrollü bir kariyer peşindedirler. Bu tarifi duyunca gayri ihtiyari gözlerinizi deviriyorsanız yalnız değilsiniz. Sanki hiçbirimizin olmak istemediği sadık ofis çalışanının hayatından bir kesit sunulmuş gibi. Bu yüzden de böyle bir güvence isteyen insanların olduğunu kabullenmek zor. Bu, serbest çalışanların tüm sektörlerde yükselişe geçtiği günümüzde özellikle doğru bir tespit. Fakat güvenceyle motive olan insanlar sadık olur ve sadece ünlenmek istediklerinde değil, durum gerektirdiğinde de fazladan çaba harcayabilir.

Özgürleşmek

Derr bu yönlendirmeye sahip insanlarla çalışmanın zor, onlar için çalışmanınsa imkansız olduğunu söylüyor. Ayrıca söz konusu denetlenip yönetilmek olduğunda oldukça güvenilmez olan bu kişiler kendi bildiklerini okuma konusunda da çok maharetli. Özgürleşmeye değer verenler kendi özgürlük alanlarına sahip olup kendi kendilerini idare edebilmek ister. Kendini güvenceye alanlara kıyasla yasal düzenlemelere, durum raporlarına ve bunun gibi bürokratik şeylere de çok fazla hoşgörü göstermezler. Öne geçmek isteyenlerde olduğu gibi bu özellik de en azından Amerika’da büyük ölçüde anlayışla karşılanıyor, hatta hayranlık bile duyuluyor. Fakat özgürlükle motive olanlar kendi özgürlük alanlarına sahip olmadan önce bedelini ödemeliler. Öne geçmek, hali hazırda ün kazanırken birincil yönlendirmeniz olmayabilir. Fakat bazı insanlar öyleymiş gibi davranmanın mantıklı olduğunu öne sürüyor. Bir kere yer ettiğinizde de vites değiştirebilir, daha büyük ödüller için çabalayabilirsiniz.

Yükselmek

Bu kişiler uzmanlıklarını ortaya koymayı, sorunlara çözüm getirmeyi, yeni şeyler üretmeyi ve meşgul hissetmeyi önemser. Azimlidirler, hatta zaman zaman kendilerine has özellikler gösterirler. Öne geçme çabasında olanlar bazen sıkıcı ama önemli görevler üstlenerek müşterilerle yöneticilerin gözüne girmeye çalışsa da aynı şey yükselmek isteyen kişiler için geçerli değildir. Yükselmek isteyenler daha büyük teşvik isteyen işlere yönelir. Söz konusu işin göze batmaması ya da yüksek risk barındırmasıysa durumu değiştirmez. Orduya katılmak gibi heyecan verici bir iş için özgürlüklerinden belli bir yere kadar taviz verebilirler. Bu, özgürleşme isteğindeki çalışanların yapmayacağı bir şey olsa gerek.

Dengeli olmak

Okuduğunuz her yeni maddenin bir doğruluk payı ve albenisi olduğunu mu düşünüyorsunuz? Demek ki siz de dengeyle motive oluyorsunuz. Bu yönlendirmeye sahip kişiler, tarafsız bir kariyer başarısının, kişisel gelişimin ve yakın ilişkilerin tadını çıkarmak ister ve tüm bunları zamanla elde etmek için çaba gösterir. Kariyerleri uğruna özel hayatlarını feda etmek istemeseler de evde daha fazla zaman geçirebilmek için kendi seviyelerinin altıda bir işi kabul etmek onlara göre değildir. Hem işlerinde hem iş dışında zorlanmak ve tatmin olmak isterler.

Derr dengeli olmanın en yaygın yönlendirme olduğunu söylüyor. Fakat denge sadece çok az insan için gerçek bir motivasyon kaynağı. Dengeli bir hayat sürmek bazılarının önündeki tek seçenek olabilir. Sadece aileleri uğruna kariyerlerinden ödün vermek zorunda olduklarını bilebilir ya da işlerinin getirdiği bazı öncelikleri yerine getirene kadar kendilerini veya ilişkilerini ikinci plana atabilirler.

Kariyer yönlendirmeleri insanları çoğunlukla belli iş kollarına çeker.

Fakat programcıların bir şeyle, satıcıların sa başka bir şeyle motive olduğunu söyleyip işin içinden çıkmak mümkün değil. İnsanlar aynı sektöre veya işe pek çok farklı sebepten ilgi gösterebilir, bu sebeplerse zaman içinde değişebilir. En azimli kariyer yolcuları bile bir sağlık problemiyle veya ailevi problemle karşılaştığında denge ve güvenceye, terfilerle entelektüel heyecanlardan çok daha fazla önem verebilir.

Derr’in çizdiği çerçeveyi kariyer planlaması ve yönetim için kullanmaya çalışın. Çalışanlarınızın gerçekte neyle motive olduğunu öğrenirseniz doğru insanlara doğru projeleri verebilir, uygun bir şekilde gelişmelerini sağlayabilir, onları elinizde tutabilirsiniz.

"Robin Abrahams, Boris Groysberg"

  • Blog Yorumları
  • Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Item Reviewed: Kariyer Yönlendirmesi Rating: 5 Reviewed By: krc yönetim