728x90 AdSpace

İÇERİKLER
16 Haziran 2020 Salı

UN GLOBAL COMPACT 20th YEAR... Sekoday Project










UN GLOBAL COMPACT 20th YEAR

Merhaba Sevgili Dostlarım,


Evet! Bu yıl; “BM Birleşmiş Milletler - KİS Küresel İlkeler Sözleşmesi / UNGC” nin 20. Yılı!


2000 - 2001 Yıllarında BM Genel Sekreteri Sn. Kofi Annan önderliğinde; "Sürdürülebilir Bir Gelecek + Topluma Ödenmesi Gereken Vergi + Dünyayı Ödünç Aldığımız Çocuklarımıza Olan Borçlarımızı Ödemek" ilkeleriyle, iş dünyasında yayılmaya başlayan ve de “2001 Uluslararası Lions Konvansiyonu - Indianapolis / ABD” den bu yana, "Hem Kişisel + Hem Kurumsal + Hem de Sektörel" olarak desteklediğimiz "BM - KİS / UN Global Compact" 20 Yaşında!..

BM Küresel İlkeler Sözleşmesinin ana amacı kurumsallaşma ve dolayısıyla sürdürülebilirliktir!

Sizlerinde çok iyi hatırlayacağı gibi, marka olma yolunda yapmakta olduğunuz kurumsallaşma çabaları sonucunda, nesilden - nesile elde edilecek en büyük kazanç olan, “Sürdürülebilirlik”; kurumsal yurttaşlık ilkeleriyle - kişilerden bağımsız olarak, gelecek nesillere zarar vermeyecek şekilde - bugünün ihtiyaçlarına cevap verebilmek için, hizmet veya ürünlerimizi daha verimli, tüketimlerimizi de daha bilinçli hale getirerek... Hedefleri belirlemek + planlamaları yapmak + stratejileri saptamak + uygulamaya koymak + gelişmeleri denetlemek, şeklinde açıklanmakta!

Dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde doksanının özel sektör tarafından yönetildiği günümüzde, özel sektörün “Sürdürülebilir Kalkınma Yolunda Atacağı Adımların Önemi”nden yola çıkılarak hazırlanan bir sistem olan UN Global Compact; iş dünyasının - sivil toplum kuruluşları ve yerel otoritelerle işbirliğine giderek, bölgesel kalkınmayı tetikleyecek projelerin hayata geçirmesini amaçlar. Paranın kazanıldığı paydaşlara ve dolayısıyla halka ödenmesi gereken bir çeşit vergi (Halk Vergisi / Sn. Doruk Uzuner) niteliğindeki “Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi” toplam 10 maddeden oluşmakta!

Bilindiği üzere, bu on ilke; (1) İnsan Hakları, (2) Çalışma Standartları, (3) Doğa ve Çevre, (4) Yolsuzlukla Mücadele (4. Başlık 2004 yılında ilave edilmiştir!) “Ana Başlıkları” altındadır!..

UN Global Compact ile ilgili ülkemizde yaşanan ulusal gelişmeleri kısaca hatırlayacak olursak;

2005 ve 2007 yıllarında girişimin ilk safhası İstanbul’da tamamlandı. Bu safhada ulusal ve uluslararası anlamda, başta özel sektör ve de çok uluslu şirketler olmak üzere, ilgili kurumlar arasında “Binyıl Kalkınma Hedefleri”ni destekleme yönünde, yeni ortaklıklar geliştirildi. ARGE Danışmanlık A.Ş. ve KALDER girişimin Türkiye’den ilk imzacıları oldular.

2007 de her zaman sevgi ve saygıyla andığımız “Mustafa Koç” 117 Koç Grubu şirketi adına UN Global Compact’ı imzaladı. UNDP İstanbul Proje Ofisi açıldı. Bu gelişmelerle, önce kalkınmaya yönelik yenilikçi iş dünyası ortaklıkları için, yeni bir çatı oluşturuldu. İstanbul’da eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın katılımıyla “Liderler Gala Yemeği” düzenlendi ve 30’ un üzerinde şirket bu etkinlikte yer alarak, ayrı ayrı UNGC sözleşmesi imzacısı oldular.

2008 ve sonraki yıllarda; YILBAK Ticaret A.Ş. ve ARGE Danışmanlık A.Ş. tarafından, İEİS + TİSK destekleriyle, çok özel bir proje olan “Sektörel Yayılım Projesi” geliştirildi.

2009 da başlayan çalışmalar neticesinde 24.05.2010 da Dünya’da ilk kez, ilaç sektöründeki 33 ilaç şirketini bir araya getiren YILBAK Ticaret A.Ş. ile ARGE Danışmanlık A.Ş. + Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu + İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası önderliğinde, uluslararası sektörel bir proje olarak “BM Küresel İlkeler Sözleşmesi” topluca imzalandı.

İmzacı sayısını artıran bu çalışma Ulusal Ağlar tarafından en iyi uygulama seçildi ve GC Ulusal Ağları için, çok güzel bir örnek teşkil etti. (Yılbak Ticaret A.Ş. olarak sektörel imza projesini ve “ilaç sektörü”nde bu konuda yaptığımız girişimler ile yaşanan gelişmeleri, 2009 yılı sonlarında Seyrantepe’deki ofislerinde ARGE Danışmanlık A.Ş. ile paylaştığımızda gördüğümüz ilgi, ciddi anlamda muhteşemdi!.. Sn. Ergün Akın ve Sn. Vedia Öder’e özel teşekkürler.)

Global Compact Türkiye oluşumu için; AK-KİM + ARGE Danışmanlık A.Ş. + KOÇ Holding + TİSK + TÜSİAD + SABANCI Holding ve ZED Etkinlik Danışmanlığı... 2009 ve 2012 döneminde “Ulusal Yürütme Komitesi” olarak belirlendi. ARGE Danışmanlık A.Ş. adına, Sn. Dr. Yılmaz Argüden ilk “Türkiye Ulusal Temsilcisi” seçildi.

2012 de “7. UN Global Compact - Ulusal Ağlar” toplantısına “İstanbul” ev sahipliği yaptı. TİSK ve TÜSİAD; “UNGC Türkiye Ulusal Ağı Sekretaryasını” ortaklaşa yürütmek üzere anlaştılar. Bu tarihlerde Sn. Güler Sabancı UNGC Yönetim Kurulu’na, BM Genel Sekreteri tarafından atandı.
Boyner Holding de “UNGC Tedarik Zinciri Sürdürülebilirliği Danışma Kurulu” ülke üyesi olarak belirlendi. Yerel Ağ üyeleri tarafından “Global Compact Türkiye” çalışmaları başlatıldı.

BORSA İstanbul “Sürdürülebilir Borsalar” girişiminin kurucu üyeleri arasında yer aldı.

2013 yılında Global Compact Türkiye ilk genel kurul toplantısı yapıldı ve ilk yönetim kurulu seçimi gerçekleştirildi ve de Sn. Dr. Yılmaz Argüden ilk başkan seçildi.

Yine aynı yıl “Barış İçin İş Dünyası (B4P) Girişimi” Liderler Zirvesinde tanıtıldı. Global Compact Türkiye, B4P nin kurucu üyeleri arasında yer aldı.

Ayrıca; Sabancı Üniversitesi “Sorumluluk Sahibi Yönetim İlkeleri (PRME) Girişimi” nin öncüleri grubuna atandı.

2014 yılında ise Sn. Dr. Yılmaz Argüden, Ulusal Ağlar Danışma Kurulu Başkanı seçildi.

Boyner Holding CEO su Sn. Cem Boyner, Kadının Güçlendirilmesi İlkeleri Liderlik ödülünü kazandı. UN Women + Sürdürülebilir Finans + Çevre... Gibi çalışma grupları oluşturuldu. Daha sonra da TÜSİAD ve İEİS nin destekleri ile “UNGC ve İlaç Sektörü Kurumsal Sosyal Sorumluluk da Beşinci Yıl” projeleri ve öneriler toplantısı, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesini 24.05.2010 da sektörel olarak topluca imzalayan, ulusal ve uluslararası ilaç şirketlerinin çok yoğun katılımıyla gerçekleştirildi ve de yeni projeler kararlaştırıldı!

2014 ve 2015 yıllarında özellikle... TC. Kadıköy Belediyesi ve bölge Yelken Kulüpleri işbirliğiyle ve de Marmara Yelken Kulübü önderliğinde planlanan... Yerel Yönetimler + Yelken Kulüpleri + Üniversite Sürekli Eğitim Merkezleri + Sektörel Dernekler ve Şirketlerin - içinde yer aldığı, sıfır maliyetle tüm Yelken Kulüplerimize sürdürülebilir bir şekilde sponsorluk sağlayabilecek ve de bu isim ve şekil itibarıyla uluslararası anlamda ilk kez düzenlenecek olan “Kurumsal Gelişim + Yelkencilik ve Ekip Çalışması + Sponsorluk + Kurumsal Sosyal Sorumluluk / UNGC. BM Küresel İlkeler Sözleşmesi" temalı "Uluslararası Yelken Kongresi" çalışmalarına başlandı.

(Uluslararası Yelken Kongresine destek veren, başta “ISAF Uluslararası Yelken Federasyonu + TYF Türkiye Yelken Federasyonu + Kadıköy Belediyesi + MYK Marmara Yelken Kulübü” olmak üzere; MÜ Marmara Üniversitesi’ne + GİSBİR Gemi İnşa Sanayicileri Birliği’ne + YILBAK Ticaret A.Ş.’ne + KRC Yönetim Danışmanlık Ltd.e + MASS Su Arıtma Sistemleri A.Ş.’ne + Sporturist Su Sporları A.Ş.’ne + DAY Group A.Ş.’ne + Renoval Kozmetik Ltd.e + İntekmar / Momenta Yachts a ve de Sn. Dr. Yılmaz Argüden’e, bir kez daha sonsuz teşekkürlerimizle!)

Daha sonraki yıllarda küresel ısınmaya ve iklim değişikliklerine dikkat çekilerek, su ayak izi ve karbon ayak izi çalışmaları başlatıldı. 2019 - 2020 döneminde ise “UN Young SDG Innovators (Genç SKA Yenilikçileri) Programı” genç yetenekler tarafından ülkemizde büyük ilgi gördü!..

Evet, sevgili dostlarım!

2000 yılından bu yana iş dünyasına sürdürülebilirlik yolculuğunda önderlik eden UN Global Compact bu yıl kuruluşunun 20. Yaşını kutluyor. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak için hedeflenen 2030 yılına 10 yıl kala Birleşmiş Milletler bu dönemi “the Decade of Action” (Eylem 10 Yılı) olarak tanımlıyor.

Sorumlu iş dünyası liderleri + kamu ve sivil toplum temsilcileri, işte bu gündemle 15 ve 16 Haziran 2020 tarihlerinde New York da biraraya geliyor.

Bu kapsamda 15 Haziran 2020 tarihinde BM Genel Sekreteri Antonio Guterres!in katılımıyla BM Genel Merkezinde “Liderler Zirvesi”, 16 Haziran 2020 tarihinde ise Jacob Javits / Kongre Merkezinde; seminerler, paneller, atölye çalışmaları, fuar alanları ve networking etkinlikleri düzenlenecek. (Başkan Lise Kingo’nun özel daveti içinde, ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.)

İş dünyasının, taahhütlerinin ötesinde harekete geçeceği yeni 10 yıla hazır olmak ve tüm dünyadan UN Global Compact Üyelerinin katılımıyla, küresel sürdürülebilirlik gündeminin şekilleneceği bu zirveye katılmak, “Global Compact Türkiye” ve Üyelerine çok yakışacak!

Tüm bu çalışmalarımızdaki katkılarından dolayı;  Sn. Kıymet ve Muzaffer Tansal’a + Sn. Haluk ve Bilge Öztap’a + Sn. Doruk ve Semih Uzuner’e + Sn. A. Cenan ve Doğan Torunoğlu’na + Sn. Dr. Yılmaz Argüden ve Sn. Pınar Ilgaz’a + Sn. Hansın Doğan ve Sn. Deniz Öztürk’e + Sn. Turgut Tokgöz’e ve Sn. Ferda Fındık’a + Sn. A. Güneş Özdek’e + Sn. Serdar Dinler ve Göksel Topçu’ya + Sn. Melek Pierre Thomas Peter Bilge’ye + Sn. SuCRS Sevim Akyol ve Candan Tunçalp’e + Sn. Dr. İsmail ve Zümrüt Engil’e + Sn. Can Kapyalı’ya + Sn. Nüvid ve Ayhan Güray’a + Sn. Arzu ve Pekcan Birinci’ye + Sn. Erdinç Gündüz ve Sn. Mustafa Yavuzlar’a + Sn. Alim Seferoğlu ve Sn. Ercü Faruk Öztürk’e + Sn. Üstün Aydınalp ve Sn. Alaaddin Kıla’ya en içten teşekkürlerimle!..

Sevgi ve Saygılarımla

Ali Rıza DEĞER




S E K O D A Y


ULUSLARARASI VE ULUSAL SAĞLIK SEKTÖRLERİNDE 

SÜRDÜRÜLEBİLİR EKONOMİK DAYANIŞMA PROJELERİ PLATFORMU













SEKODAY / SAĞLIK SEKTÖRLERİNDE EKONOMİK DAYANIŞMA PROJELERİ / COVİD-19

Merhaba sevgili dostlarım,

WHO Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Pandemi”  ilan edilen Corona Virüs (COVID-19) ün gündemimizi yoğun bir şekilde meşgul ettiği şu günlerde, öncelikle hepimize sağlıklı ve güzel bir yaşam diliyorum. Sonra da; yazının tam başlığını “SEKODAY / Uluslararası ve Ulusal Sağlık Sektörlerinde Sürdürülebilir Ekonomik Dayanışma Projeleri Platformu” şeklinde düşünmeniz dileğiyle, yazıma başlamak istiyorum.

Bu başlıkta nerden çıktı derseniz? Ekotürk Tv “Sağlık Ekonomisi” program yapımcısı ve “2019 Yılının - En İyi Sağlık İletişimcisi” ödülu sahibi Sn. Serap Öcal’ın; tam da Corona’nın ülkemizde görüldüğü 11 Mart 2020 tarihinde, 1936 yılından bu yana "İlaç hammaddeleri tedarik zinciri” içinde yer alan YILBAK Ticaret A.Ş. ve “Kurumsal sosyal sorumlulukdaki katkılarıyla” öne çıkan KRC Yönetim Dan. Ltd. Genel Koordinatörü olarak, yaptığı “program davetinden” diyebilirim!

Hemen anlayacağınız üzere, konumuz; Corona Virüs ve onun insan sağlığına olumsuz yöndeki yansımaları değil. Bu konuyu; tıp alanındaki uzmanlara ve doktorlara bırakmanın, daha doğru olacağı düşüncesindeyim! Ben de zaten tıp konusunda uzman değilim!.. :)

Kısaca, konumuz; özellikle sağlık sektöründe tasarrufa yönelik ekonomik dayanışma projeleri!

Sağlık sektörü’nün; bireylerin veya toplumun, sağlıklı olarak yaşamlarını idame ettirebilmeleri için, hertürlü koruma ve tedavi edici faaliyetlerle gerçekleştirilen “Ülke veya Dünya Çapındaki bir Sistemler Bütünü” olduğu konusunda, hepimizin aynı fikirde olduğumuzu düşünüyorum!

Neticede çeşitli kaynaklara göre, 90-100 Trilyon $ lık dünya ekonomisi içindeki, 9-10 Trilyon $ lık ve ülkemizde de 45-50 Milyar $ lık bir pazardan, yani can/insan sağlığından bahsediyoruz!

Yani bir anlamda; sürdürülebilir sağlık ekonomisinden ve bu konularda “Stratejik Hedefler + Uluslararası ve Ulusal Politikalar + Ekonomik Şartlar + Sosyal ve Kültürel Farklar + Teknolojik Değişimler + Yasal Uygulamalar + Çevresel Faktörler + Maddi Kaynaklar + Destekler” dikkate alınarak geliştirilebilecek projelerden ve de bu projelerin uygulanabilir alternatiflerinden!..

Konuyla ilgili, Sayın Serap Öcal’ın belirttiği gibi “Sağlık Ekonomisi; ekonomi bilimi kapsamında kullanılan analiz ve tekniklerin, sağlık sektörüne uyarlanmasıdır. Sağlık ve ekonomi arasındaki ilişkinin üzerinde durulması gereken en önemli nokta; sağlık düzeyinde meydana gelen tüm gelişmelerin, toplumsal refah ve kalkınmışlık düzeyini önemli ölçüde etkilemesidir.

Sağlık ekonomisi; sağlık sektöründe kullanılan kaynakların verimliliğini sağlayan ve en uygun (optimal) düzeyde kaynak kullanımını amaçlayan bir disiplindir. Sağlık kurumlarının varlığını sürdürebilmeleri , büyük oranda sağlık hizmetlerinin minumum maliyetle ve de maksimum verimle sunumlarına, kaynaklarını etkin kullanmalarına bağlıdır.

Ülkelerin ve sağlık kurumlarının sağlık politikalarına yönelik temel amaçları; toplumun sağlık düzeyinin geliştirilmesi ve sağlık hizmetlerinin sunumunda adaletin sağlanabilmesidir.
Sağlık Ekonomisi’nin; Ar-Ge ve Klinik Araştırmalardan - İlaç ve Aşı Üretimine, Genel Sağlık Yatırımlarından - Hayat Sağlık Sigortalarına, Kaliteli Konfor ve Hizmet Sunumundan - Sağlık  Turizmine, Medikal Ürünlerden - Tıbbi Sarf Malzemelerine birçok alt sektörü de kapsayan çok disiplinli bir yapıya sahip olması, konunun önemini bir kez daha ortaya koyuyor!..” şeklindeki açıklamalarına, tamamen katılarak “SEKODAY PLATFORMU”nu sizlerle paylaşmak istiyorum.

[Bu noktada yola çıkış amacımız, zamanlama olarak denk gelen Sayın Prof. Dr. Acar Baltaş’ın, Dünyada ve Ülkemizde “Corona Salgını” başladıktan sonra yazdığı makalesinde değindiği gibi,

“Hayat bize beklemediğimiz sürprizler yapıyor ve hepimizi yeni durumlara uyum sağlamaya zorluyor. Hızla gelişen olaylar, koşulları veya birkaç gün önce alınan kararları geçersiz kılıyor.”
Bu nedenle de; taşın altına biraz olsun elimizi sokmak adına, daha önce de belirttiğimiz gibi dünyada 9-10 trilyon $ ülkemizde de 45-50 milyar $ civarında olan sağlık ekonomisinde, daha mutlu bir gelecek için önce insan sonrada tüm canlıların sağlığına yönelik alternatifler içinde, projelerin kapasitesine ve büyüklüğüne göre... Dünya Sağlık Örgütleri + Sağlık Bakanlıkları + İlaç Firmaları + Üniversiteler + Devlet - Şehir / Hastaneleri ve Özel Hastaneler + İlaç - Medikal - Sarf / Sektör Dernekleri ve Sendikaları + Sağlık Yönetimi ve Hasta Dernekleri + Hayat Sigorta Şirketleri + Tabipler ve Eczacılar Birlikleri + Sosyal Güvenlik Kurumları ile işbirliği içinde katkıda bulunmak ve de iz bırakmaktır!]

Neden derseniz?
Her türlü inanca ve Maslow Teorisine saygı duyarak, Dünya’ya kurulduğu günden bugüne kadar, toplumsal gereksinimler çerçevesinde; yeme  + içme + giyinme  + barınma + üreme ihtiyaçlarından başlayarak, aidiyet duygusuna ve güvenceye, bilgi edinme ve öğrenmeye,  tarımsal gelişime, ulaşıma, savunma/savaş güçlerine bağlı endüstriyel gelişmelere, kısaca sağlıklı, mutlu, güvenli ve umutlu bir yaşama “ekonomiler”in yön verdiği konusunda, aynı görüşlerde olduğumuzun bilinciyle... Ve de bu ekonomilerde, en önde olan sektörlerin başında; silah + ilaç + enerji + teknolojı + tarım + çevre + Vs. sektörlerinin geldiğini hepimiz biliyoruz. Neticede şimdiye kadar hep söylendiği şekliyle; Dünya Ekonomisi’ne, 2 ana sektörün yön verdiği konusunda herkes mutabıktı!.. 1) Silah Sektörü! 2) İlaç Sektörü!

Ta ki... Gelmişiyle - geçmişiyle insanoğlunun ne kadar acz içine olabileceğini ortaya koyan “Codiv-19” Virüsü’nün; 2019 yılı sonlarına doğru Çin / Wuhan’dan yola çıkıp, 2020 yılı ilk çeyrağinde yani 3-4 ay içinde tüm dünyada tek gündem maddesi olana kadar!..

Dolayısıyla her zaman söylendiği gibi “Her şeyin Başı Sağlık” (Yani; silah, savunma, enerji, politilalarda dünya ülkesi olmak + G-8, G-20 filan hikaye... :)) Ve tabii ki, proje platformu konumuz da, insanlığın ve dünyanın geleceği, yani “Sağlık Sektörü ve Sağlık Ekonomisi”!

Bu projenin oluşumunda; Sn. Serap Öcal’a, Sn. Sunay Yükselir’e, Sn. Prof. Dr. Ali ve Mehmet Emre’ye, Sn. Doç. Dr. Emre Atılgan’a, Sn. Ziya İmer ve Sn. İsmet Soykan’a özel teşekkürler!..
Nisan ayı başlarında, Covid-19 ile mücadele kapsamında; Ankara Sanayi Odası + Ticaret Odası + Ticaret Borsası + Sivil Toplum Kuruluşları + Özel Şirketler’in desteğiyle ödüllendirilen ve 150 proje arasından derece alarak, Sayın Afşin Yurdakul’un “HT 360” Programına konuk oldukları zaman izlediğim “Coronathon Türkiye” girişincilerinden, programda detayları sunulan 4 proje
sahibi (Cem Leon Menase + Bülent Bingöl + Efe Kart + Alperen Keleş) ile diğer “İlk 12” arasına girerek, ödül almaya hak kazanan tüm gençlerimizi içtenlikle kutlamak istiyorum.

Bu tür çalışmalar ve projeler; son yıllarda özellikle TeleTıp veya DijiTıp olarak gündemde yer almasına rağmen, coronavirüs sayesinde öncelikle spesifik konularda hız kazanmaya başladı.
Popüleritesini koruyan ve korumaya devam eden Endüstri 4.0 ile ilgili, yaklaşık 2-3 yıl önce yazdığım e-makalede değindiğim “E-Doktor + Tanı + Teşhis + Tedavi” uygulamaları hastaneler ve doktorlar tarafından hemen devreye sokuldu. (Tüm proje girişimcilerimizin dikkatine! ) Bu konularda teknolojik ongörüleri ve destekleri  nedeniyle, saygıdeğer Sn. Faruk Eczacıbaşı, Sn. Engin Ataman, Sn. Ali Rıza Ersoy ve Sn. Tayf Grundig Grünberg’e, içten teşekkürlerimle!..

Son olarak da, yine sevgili dostum Dr. Mutlu Topal’ın, Lokman Hekim Üniversitesi Temsilcisi olarak, toplam 50 adet ayni ve nakdi destekçi arasında yer aldığı “Türkiye Covid-19 Ortak Akıl Platformu”; girimşimci projelerin, mentorlukları ve online eğitimleri dahil olmak üzere, çeşitli evrelerine göre değerlendirildiği ve desteklendiği, proje duyurusu mükemmeldi. (Linkedin) 

Bu projelerde girişimciler, ödül olarak açıklanan rakkamları, paydaş resmi / özel kurumlardan alabiliyorlar. Ancak projelerin sürdürülebilir olması içinde düzenli akar kaynaklara ihtiyaç var!

Ben, bu noktada; tüm sağlık sektörüne yönelik, basit bir “kaynak”tan bahsetmek istiyorum!..
Ülkemizde yıllık 3-5* Milyar adet civarı satılan ilaç kutularını dikkate alarak, sektörel anlamda yaptığımız ortak bir çalışma platformunda, çevre bilincine katkı amacıyla, tüm ilaç kutularının içinde bulunan prospektüslerin; üreticilerinin veya ülkemizdeki temsilcilerinin web sitesinde yayınlanarak ve de teknolojik imkânı olmayan tüketiciler için de “Eczaneler” tarafından, satış esnasında “Çıktı” alınarak hastaya verilmesi şeklinde, tamamen tasarrufa gidilmesi projesi ile 1 yılda en az 40.000.000.- TL** lık, sürdürülebilir bir kaynak yaratmak mümkün! Ne dersiniz?

Www.Sekoday.Org a katkılarından dolayı; Sn. Gülsen Semiramis Tola’ya, Sn. Bozkurt ve Nevin Tezel’e, Sn. A. Kerem Yılmazer ve Sn. Rüya Küçükyalı’ya, Sn. Güven ve Fatoş Sevin’e, Sn. Ergin Öncül ve Sn. Ergil Olgun’a, Sn. Oktay Cumhur Akkent ve Sn. Nihat Mındıkoğlu’na, Sn. A. Yalçın Atay’a, Sn. Gürel Korur’a, Sn. Kaya Mutlugil’e,  Sn. A. Hasan ve Ali Şükrü Aydın’a, Sayın Gülöz Gökçen’e, Sn. Ali Atilla Sezer’e, Sn. Salime Hn + Sn. Kudret Hn ve Sn. Salih Sürün’e, Sn. Erol ve Şahika Baruter’e, Sn. Hulusi Parek ve Osman Nuri Pirinçioğlu’na, en içten teşekkürlerimle!..

Sevgi ve saygılarımla...      (* Normal + Eşdeğer + Jenerik İlaç Toplamı x ** 1 Kutu İçin 0.01 TL)

Ali Rıza DEĞER











  • Blog Yorumları
  • Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönderme